Merak insanoğlunun bazen düşmanı bazen ise en büyük destekçisidir. Tarih boyunca birçok insan yoğun merak duygusu ve çözüm arayışı gayesi ile birçok buluşun, icadın keşfini gerçekleştirmiştir. Bunu yaparken bazıları, sahip oldukları matematiksel, bilimsel olguları kullanırken, bazıları ise deneylerden ve gözlemlerinden yararlandı. Fakat tüm bu keşiflerin, icatların ortak noktası, insanlığa hizmet etmeleridir. İşte bu yüzden tarihteki ilk mühendisi ararken, tarihte ; insanlığa hizmet eden , matematiksel, bilimsel gerçeklerden yararlanan ve tüm sahip olduğu bilgileri analitik düşünerek, bilimsel deneyler ile destekleyerek yararlı bir işe dökmeyi başaran” kişileri aramamız daha doğru olacaktır.
Mü-hendis kelimesi ?
Yazının Başlıkları
Mühendis kelimesi Türkçe’ye köklü bir dil olan Arapça’dan; Engineer ( İngilizce’deki karşılığıdır. ) kelimesi ise İngilizce’ye Latince’den geçmiştir. Bu yüzden Türkçe’de ki mühendis sözcüğü ile İngilizce’de ki engineer sözcüğü her ne kadar aynı anlama sahip olsalar da kökenleri farklı iki sözcüktür ve bunları iki ayrı başlık halinde incelemeyi daha doğru buluyorum.

Mühendis kelimesinin Arapça’da ki karşılığı.
Mü – Arapça’da “yapan,eden” anlamına gelmektedir ve aynı kalıbı Mütercim gibi sözcüklerde de görebiliriz. Mütercim – Tercüme eden. Hendese – Arapça’da “hesap,kitap” anlamına gelir ve Türkçe’ye geçerken sözcüğün bu kısmı “hendis” olarak geçmiştir.
İngilizce’deki engineer sözcüğünün Latince’den geçtiği gilinmektedir ve sözcüğün orjinal hali hala italyancada kullanılan “ingegnere” kelimesinden gelmektedir. Zaten kelimeyi hızlıca ingiliz aksanı ile okunaya çalıştığınızda “enginera” şeklinde okunduğunu da tecrübe edebilirsiniz.
MÖ ilk mühendisler ?
Tüm tarihsel döngünün orta doğuda olduğu bir zamana gidersek karşımıza dönemin en büyük matematik keşiflerini gerçekleştiren ve inşaa alanında çığır açmış Mısırlılar çıkar. Mısırlıların inşaa alanında çığır açmış olmaları bize, onları inşaat mühendisliğinin kaynağı olarak nitelendirebilme olanağı veriyor.
Mısır Piramitlerini ve onların halen araştırılan gizemlerini hepimiz az ya da çok duymuşuzdur. Piramitleri bu kadar özel yapan şey, MÖ böylesine devasa yapıları oluşturacak teknolojik imkanların olmamasına inanılması ve Mısır piramitlerinde bulunan onlarca bilimle açıklanabilen detayın olmasıdır. Öyleyse, insanlığa hizmet etmiş ve inşaat sektöründe temel taşlarını oluşturmuş Mısırlılarda da bir mühendis olması gerektiğini söyleyebilir miyiz?
IMHOTEP ( Mısır ) ( MÖ – 2650 – 2660 )

İmhotep’in bir heykeli
İmhotep, tarihte birçok kimlik ile karşımıza çıkan efsanevi kişilerden biridir. Aynı Da Vinci gibi birçok unvanı olan İmhotep antik mısırda yazarlık, hekimlik, mimarlık, mühendislik unvanları ile
karşımıza çıkmaktadır.
Firavun Djoser‘in veziri olan İmhotep, sadece tarihteki ilk mühendis olarak değil aynı zamanda tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat‘dan 2000 yıl önce yaşaması ile de tarihin ilk doktoru olarak da bilinmektedir.
İmhotep’in mimarlık ve mühendislik alanındaki bilinen en belirgin eseri “Dünyanın ayakta kalmış en yaşlı anıtları”ndan biri olan Djoser Piramididir. MÖ.2630 dolaylarında Firavun Djoser için yapılan bu “Basamaklı Piramit” 62 metre yüksekliğinde ve 6 basamağa sahiptir. Imhotep, Mısır’ın ilk büyük boyutlu piramidini – Djoser Piramidi – inşa ederken öylesine başarılı oldu ki ölümünden sonra tanrı ilan edildi.

Bahsi geçen Djoser Piramit
Djoser Piramit’ini yapımı ile İmotep‘in mühendislik alanında yaptığı en büyük devrim: önceden şekil verilmiş taşlar ile bir yapı oluşturulabileceğini göstermesidir.
Bu denli geçmişe gidip Yunanlılara bir göz atmamak olmaz, öyle değil mi? Yunanlılar da mısırlılar gibi tarihin akışını değiştiren birçok buluşa imza atmışlar ve birçok Yunan bilim adamı tarihte iz bırakmıştır.
Bu devri incelediğimizde şüphesiz karşımıza filozof kökenli bilim adamları çıkıyor, bunların başında Platon, Pythagoras ( Pisagor ), Empedokles, Hipokrat, Aristotales gibi bilime matematiğe hizmet etmiş insanlar var fakat aralarında öyle biri var ki o suyun kaldırma kuvvetini, hacmi matematiksel olarak hesaplanamayan cisimlerin hacmini bulmayı keşfettiğinde sokaklara çıkıp “Evreka, Evreka” nidaları ile bağırmıştır.
Evet, bahsettiğimiz günümüz hidrostatik ve dinamik bilim dalının babası olarak tarih sayfalarında karşımıza çıkan Archimedes’ten başkası olamaz:
ARCHIMEDES ( Sicilya ) ( MÖ 287 – 212 )
! Milattan önceki tarihlerde tarih azalarak ilerlediği için doğum tarihinin daha büyük olması normal bir durumdur.

Arşimet
Hepimiz Arşimeti bir hikaye ile tanıdık: Syracusa kralı dönemin önemli matematikçi, fizikçisi Arşimet’e giydiği tacın saf altından olup olmadığı konusunda kuşkulandığını dile getirir ve ondan tacın saf altın olup olmaması konusunda çalışmalar yapması gerektiğini söyler, daha sonra banyo ( hamam da denilmektedir.) yaptığı bir esnada Arşimet tasın suya batırıldığında kendi hacmi kadar su taşırdığını görür ve Evreka,Evreka yani buldum nidaları ile sokağa çıkıp koşmaya … Hikayenin bu bölümünden sonrasını bir çoğumuz biliyoruz fakat Arşimeti asıl mühendis yapan, ona bu ünvanı kazandıran sadece bu olamaz.
Arşimet, küçük yaşlardan itibaren bilim ile iç içe yaşamış bir tarihi şahsiyettir, kralın ondan bunu istemesi zaten Arşimet’in o zamanın ileride gelen bilim insanlarından biri olduğunu ortaya koyuyor.

Arşimet Burgusu
- Pi sayısını yaklaşık olarak hesaplayan ilk kişi olma ünvanına sahiptir. Fakat pi sayısını Yunan alfabesine ekleyen ve tam karşılığını bulan kişi Leonhard Euler’dir.
- Küre ve silindirlerin alanını hesaplamıştır.
- Mühendislik alanındaki çalışmalarından bahsetmek gerekirse, Arşimet her zaman fiziğe kattığı ilkeleri pratik olarak deneylerine dahil etmeyi unutmamıştır ve suyun düşük kottaki bir yerden yüksek kottaki bir yere taşınmasında kullanılan Arşimet Burgusu‘nun yanında dönemin Sicilya’sını Romalılara karşı savunacak birçok askeri silahta da onun parmağı, keskin zekası vardır.
Arşimet’in ölümü üzerine çeşitli senaryolar vardır fakat asker tarafından öldürüldüğü bilinmektedir. Dünyayı 2000 seneden fazla süre bilim alanında aydınlatan bu insanın 75 yaşlarında iken basit bir Roma askeri tarafından öldürülmesi gerçekten acıdır.
MS ilk mühendis ?
Farabi, El-Harezmi, İbni Sina, Ömer Hayyam,… saydıklarımızın hepsi Müslüman toplumdan çıkmış birer Alim, günümüzdeki adı ile bilim insanıdır. Evet, son ve tarihteki en belirgin ilk Mühendis diye bileceğimiz kişi El-Cezeri adlı bir İslam Alimidir ve İslam dünyasının, bilim dünyasında en parlak dönemini yaşadığı dönemde çalışmalarını gerçekleştirmiştir.
El-Cezeri ( 1136- 1206 )

Bedi-ül Zaman Abdulaziz İbn-i al-Razzaz al Cesari
“Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz” diyen bir Peygamber’in ümmetinden böyle bir tarihi kişilik çıkması çok da şaşırılacak bir durum değildir. İslam dininin doruklarda yaşandığın 600-1600 lü yıllar arasında yaşamış olan El – Cezeri 70 senelik ömrüne, birçok eseri, bilimsel veriyi sığdırmıştır.
Yaşlandıkça unvanına unvan katan El-Cezeri’nin tam adı : Bedi-ül Zaman Abdulaziz İbn-i al-Razzaz al Cesari’dir.
Tarih kitaplarında Cizreli El-Cezeri olarakta hitap edilen El-Cezeri Türkiye Selçukluları döneminde Mardin ve civarında 47 yaşına kadar bilimle, su mekaniği ve çeşitli makineler ile uğraşmıştır. Güneydoğu Anadolu’nun Artuklular tarafından fethedilmesi ile Artukoğulları hükümdarının dikkatini çekmiş ve Eb’ül Feth Mahmut İbn-i Mahmet İbn-i Karaaslan tarafından Diyarbakır’a çağrılmıştır. Bu daveti kabul eden El-Cezeri burada yaptığı icatları ve bulduğu bazı bilimsel gerçekleri “Mekanik Hareketlerden Mühendislikte Faydalanmayı İçeren Kitap” adı taşıyan ve 25 senede hazırladığı kitabı hükümdarın ona “El-Cezeri, sen çok önemli bir alimsin, bilgilerini, yaptığın icatları bir kitapta toplamalısın” öğütü ile yazmıştır.

El-Cezeri’nin yazmış olduğu kitaptan bir su pompası
Bu kitabında yer alan icadlar ile günümüz Sibernetik biliminin ve robotiğin temellerini oluşturan bir bilim insanı olarak bilinir. Su saati uygulamaları, filli Saat, otomatik kuşlar, Şamandıralı otomatik sistemler, otomatik su akıtma sistemleri gibi birçok sistem ile sibernetiğin de incelediği kendi başına karar verebilen makinelerin ilk örneklerini El-Cezeri icat etmiştir, bu yönü ile de robotik alanında birçok çalışma yapan Rönesans dönemi mucidlerinden biri olan Leonardo Da Vinci‘ye bile esin kaynağı olmuştur.
“Tatbikata çevrilmeyen her teknik ilmin, doğru ile yanlış arasında kalır” – El-Cezeri
Günümüz bilgisayar teknolojisinin bile fikir kaynağı, çıkış noktası olarak kabul edilebilecek böylesine tarihi bir şahsiyetin İslam dünyasından çıkması ve milattan sonraki ilk mühendis olarak nitelendirilebilecek bir İslam Aliminin olması İslam dünyası adına gerçekten ileride de başka El-Cezeriler’in ortaya çıkabileceği adına bir umut kaynağıdır.