Merak biz insanların kusurlu yanı, bu insanın doğasında var. Günümüzde etrafımızda gördüğümüz tüm teknolojik gelişmeleri, tüm icatları bu kusurumuz ile keşfettik. Belki de bu insanın en güzel kusurlarından, yeniliklere yelken açan dizginleyemediği duygularından biri olarak nitelendirilebilir.
İlk uçan insanlar: Hazerfan Ahmet Çelebi
Yazının Başlıkları
1451 yılından 1481 yılına kadar ihtişamlı, kudretli bir imparatorluğu yöneten Fatih Sultan Mehmet‘in “Uçmayı bulan medeniyet kolaylıkla dünyanın hakimi olabilir” sözünden olacak ki 17.yüzyılda yaşamış bir müslüman bilgini olan Hazerfan ( Binfenli ) Ahmet Çelebi‘nin uçmaya karşı duyduğu merak duygusunu perçinlenmiştir.
Ahmet Çelebi’nin Galata kulesinden, lodoslu bir günde icat ettiği bir uçuş kanadı – aparatı ile Üsküdar’a uçuşu Evliya Çelebinin Seyahatname adlı eserinde yer alır. Bu uçuşu gerçekleştirirken 1010 yılında bir caminin tepesinden kendi yaptığı tahta kanatlar ile gerçekleştirdiği uçuş denemesi sonucunda trajik bir şekilde yere çakılarak ölen İmam Cevheri’yi örnek almıştır. Ayrıca İmam Cevheri, Türk havacılık tarihinde ilk uçuş denemesini gerçekleştiren kişi olarak anılabilir. Her ne kadar akla Galata kulesinden gerçekleştirdiği uçuş denemesi ile Ahmet Çelebi gelse de Türk tarihinde bilinen ilk uçuş denemesi İmam Cevheri tarafından gerçekleştirilmiştir.
Tarihteki ilk uçuş denemesi; Bilim dünyasına müslümanların yön verdiği zamanlarda, 9.yüzyılda bir islam bilgini olan ve bugün ortadoğuda bulunan birçok havacılık kurumuna ismini veren Abbas İbn Firnas tarihte ilk kez uçuş denemesi gerçekleştirdiği bilinen kişidir.

Yaşadığı devre göre uzun bir hayat süren islam bilgini Abbas Kasım İbn Firnas, kendi ürettiği kuş tüyleri ile dizayn ettiği bir kanat sayesinde Kurtuba Cami’sinin minaresinden atlayarak uzun bir süre havada süzüldükten sonra ilk uçuş denemesini ufak sıyrıklarla atlatmış, başarıyla tamamlamıştır.
Ayrıca İbn Firnas’ın havacılık tarihine kattığı bu fikir nedeniyle NASA tarafından Ay’da keşfedilen 89 kilometre çapındaki bir kratere onun ismi verilmiştir.
Detay bilgi.
Uçuşta doğru metodun bulunması
1900’lü yıllara kadar birçok uçuş denemesi denemiş ve onlarca, yüzlerce farklı uçuş modeli ortaya konmuştur, bunlardan günümüz uçaklarına en çok benzeyeni planör modelidir. Planör modelini ortaya koyan ilk kişi de bir Alman mühendis olan ve aerodinamik okuyan Otto Lilienthal olmuştur.

Otto Lilienthal yaptığı planör modeli ile binlerce kez uçuş denemesi yapmıştır, bunlardan birinde oluşan şiddetli rüzgar nedeni ile yere çakılıp hayatını kaybetmiştir, sonu tarihte ilk uçuş denemesi yapan İmam Cevheri ile aynı olmasına rağmen insanın uçma merakını dindirecek en büyük argümanlardan birini 1889‘da ürettiği planör modelini de konu alan bir kitap ile bilim dünyasına hediye etmiştir.
Bu yeterli değildi, bir şeyler eksikti!
Otto Lilienthal’in geliştirdiği uçuş modeli, ürettiği planör, yapılan onlarca uçuş denemesi, bunların hepsi de insanoğlunu uçurmaya yetmedi, yanlış düşünülen, kurgulanan veya unutulan bazı noktalar vardı, bunu ilk kez Amerikalı gökbilimci Samuel Pierpont Langley keşfetti.
Samuel Pierpont Langley, 1891 yılında bir insanın uçması için sadece kanat takıp boşluğa süzülmesinin yeterli olmayacağını anladı ve planöre bir güç ünitesi ile buharla çalışan bir motorun montesini gerçekleştirdi.
Kendi adını verdiği uçuş alanı – hava alanı Langley hava alanı için tam 50 bin dolar harcadı fakat ürettiği planör modeline buharla çalışan motor yeterli gelmediği için uçuş denemelerine son verdi. Bu metot ile Langley sadece 30 metre yükseklikle 1 kilometre yol katedebilmiş. Böylece insanoğlu tarihte bir kez yetersizlikler ve imkansızlıklar yüzünden bir icadın gecikmesini kabullenir oldu.
Tüm bu çalışmalar tek bir kitapta toplandı!
1894 Octave Chanute, daha ortada “uçak” diye bir kelime olmadığı için “Uçan makineler” tabiri ile atıf yaptığı uçakların geçmişe dair tüm üretim ve uçuş denemelerini konu alan bir kitap yayınladı; “Uçan Makinelerde İlerleme“. Daha sonra uçuş hakkındaki tüm geçmiş denemeleri okuyan ve geçmiş başarısızlıklardan ders, başarılardan örnek almak isteyen Wright Kardeşler , Octave Chanute’nin danışmanlığında insanlık tarihinde ilk defa “uçak” ile uçuş gerçekleştiren kişiler oldular.
Wright Kardeşler ve Uçağın İcadı
Wright Kardeşlerin, birer bisiklet tamircisi iken dünyanın en gözde unvanlarından birine sahip olma hikayesi birilerinin önüne gelen şansı tepmesinden ibarettir.
Amerika‘da 1989, 1902 yılları arasında kıta sahası 11 kilometreyi bulan buharlı motorla güçlendirilmiş uçak ile insansız uçuşu gerçekleştiren ilk kişi Alman Gustav Weisskopf’dur.
Alman hava bilimcisi Gustav Weisskopf, Amerika Birleşik Devletleri‘nin kendine yaptığı vatandaşlık teklifini reddetmiş ve tarihe adının altın harfler ile yazılması yerine bir Alman olarak yaşamını devam ettirmeyi seçmiştir. Gustav’dan umduğunu bulamayan Amerika, o zamanlarda birer bisiklet tamircisi olan ve Octave Chanute, Louis Mouillard, Gabriel Voisin gibi dönemin önemli hava bilimcilerinin de desteğini alan Wright kardeşlere yatırım yapma kararı almıştır.

Wilbur ve Orville Wright kardeşler, çok garip bir şekilde üniversiteye gitmeyen veya evlenmeyen Wright ailesinin tek üyeleriydi fakat 17 Aralık 1903 yılında Amerika’nın, Smithsonian Havacılık Enstitüsü‘nün de destekleri ile Kill Devil Hills kumsalında, deniz kenarında ilk kez insanlı uçuşu güçlü, kontrolü benzinli motor ile gerçekleştirdiler.

Wright kardeşler bu uçuş için gereken motoru hiç bir çizim yapmadan Amerikan mekanikçi Charlie Taylor’un da desteği ile 6 hafta içerisinde kendileri üretmişlerdir. Herhangi bir üniversite eğitimi almadıkları için tecrübelerinden yararlanarak ortaya koydukları bu benzinli motor, hafif olması için %92 alüminyum %8 ise bakır malzemeden oluşuyordu. Bu sayede uçmak için ideal bir ağırlık olan 81 kilogram civarındaydı. Diğer özellikleri ise şu şekildedir;
- 4 silindir
- Karbüratörsüz
- Bujisiz ( Garip bir şekilde bu motorda buji yer almaz. )
- Boşta çalışma 16 beygir, yükte çalışma 12 beygir gücünde.
Wright kardeşler artık daha özverili ve daha emin!
1903 yılında yaptıkları başarılı uçuştan sonra Wright kardeşler tüm ilgisini uçuş denemelerine verdi, bu yolda da en büyük destekçileri uçma kabiliyetinin gelecekte önemli bir güç olacağını bilen hükümet, Amerika Birleşik Devletleri’ydi.
1905 yılında Wright kardeşler Flyer-3 versiyonu ile havacılık kabiliyetlerini ve uçuş becerilerini biraz daha ileriye taşıdı. 22 Beygir gücünde ki motor 1903 yılındaki uçuşta kullanılan motora göre %100’e yakın oranda verimliliğe sahipti. Ayrıca Flight kardeşler, motorlarında kullandıkları pervane modelini de geliştirerek buna elle kumandalı bir yönlendirme pedalı da dahil ettiler. Yani artık pilot uçağa klasik yöntemler ile, bir pedal yardımı ile yön verebiliyordu.

Flyer 3, 8.5 metre uzunluğunda devasa bir uçak modeliydi, ayrıca 300 kilogramdan fazla bir ağırlığa sahipti. Dönemin hava koşullarından rahatlıkla etkilenebiliyor ve kötü havalarda uçuşa geçemiyordu, bunun üstesinden gelebilmek için Wright kardeşler 635-725 kilogram ağırlığında bir fırlatma yayını da imal etmeyi düşünüp hayata geçirdiler.
Wright Kardeşler korkuyor!
Peki neden? Wright kardeşler, 1903 – 1905 yılı arasında havacılık çağını açan adamlar olarak biliniyor, fakat yaptıkları her şey gazetelere, bilimsel kaynaklara işlenir hale geldi, bu yüzden Wright kardeşler artık buluşlarını koruma, patent ile tescillemek için uçmayı bırakıp yerde kalmaya karar verdiler. 1906 ve 1907 yılları arasında yerde kalan ve uçuş denemelerine ara veren Wright kardeşlerin uçuş modeline benzer modeller ile uçuş denemesinde bulunan onlarca bilim insanı topluluk ortaya çıktık. Wright kardeşler ise bu arada buluşlarını pazarlamaya çalıştı ve devlet alım temsilcileri, finançılar ile sıkı bir pazarlık içerisine girdiler. Artık icatlarını ileriye taşımaktan çok ticari hale getirmeye odaklanmışlardı.
İlk ticari kazanç : ABD Ordusu
1908 yılına gelindiğinde Wright kardeşler Flyer 3 versiyonunu 1 saat havada kalabilen ve 1 adetde yolcu ile birlikte 60 km/saat hıza ulaşabilen bir versiyonunu teslim etmek üzere dönemin para piyasasına göre oldukça yüksek bir fiyata 25.000 dolara Amerikan ordusu ile anlaştı. Çok geçmeden Mart 1908’de bir Fransız şirketi ile anlaşarak yaptıkları bu uçuş makinelerini ticari hale getirmek için ilk adımı attılar.
Takvimler 14 Mayıs 1918’i gösterdiğinde Amerikan ordusuna verdikleri sözü yerine getirmek ve ilk kazançlarını sağlamak için 1903 yılında ilk uçuşlarını gerçekleştirdikleri Kill Devil Hills kumsalına yeniden gittiler. Burada tarihin ilk uçak yolcusu olma unvanını edinen tamirci Charles Furnas ile Wilbur Wright saatte 40 km/saat hızını aşana 22 denemede bulundular.

3 Eylül 1908 tarihinde Amerikan Ordusu denemelerini tamamlamak için Orville Wright, yanına Amerikan Ordusundan Teğmen Thomas E. Selfridge‘i de alarak 4 başarılı uçuş gerçekleştirdi. Son uçuş aşamasında pervanelerden birinin kırılması üzerine uçak düştü ve Orville’nin kaburgası kırılarak yaralandı. Amerikan ordusundan teğmen olarak görev yapan Thomas Selfridge ise dünyada uçak kazasından ölen ilk kişi olarak tarihe geçti.
Her şeye rağmen çalışmalara devam eden Wright kardeşler, 1909 yılında Amerikan ordusuna verdikleri sözü yerine getirdi ve saatte 65 km hızı aşan, yolcu kapasiteli uçak ile 1 saati aşan ( 1 saat 12 dakika ) bir uçuşu tamamladılar. Böylece dünyanın ilk askeri uçağını da üretip satan kişiler yine Orville ve Wilbur kardeşler oldu.
Artık daha organize ve daha zenginler
1909 yılındaki başarılarından elde ettikleri gelir ile beraber hem Wrights Company adında Wilbur’un başkan Orville’nin ikinci başkan olduğu şirket kurdular hem de Ohaio, Dayton’da bir uçak fabrikası ve Huffman Prairie’de bir uçuş alanı, uçuş okulu kurdular.
Uçağın daha sonraki gelişimleri
Uçaklar 1.Dünya savaşında aktif olarak kullanılmış ve savaşın seyrine olan etkisi görüldükten sonra bir ordu için vazgeçilmez olacağı düşüncesi netleşmiştir. 1.Dünya savaşı tarihinden başlamak üzere tarihe büyük derecede yön veren 2.Dünya savaşına kadar düzenli, 2.Dünya savaşından sonra ise olağan üstü bir şekilde gelişmeye devam etmiştir.
- 1919 yılında Atlas Okyanusunu aşacak şekilde bir uçuş gerçekleştiren uçak geliştirilmiştir.
- 1929 yılında standart motorların yüksek hızda uçma arzusunu karşılamayacağına karar verilmiş ve jet motoru imal edilmiştir.
- 1947 yılında ilk defa uçaklar ile ses hızı aşılmıştır, bu 1929 yılında üretilen jet motorları sayesinde olmuştur.

Uçağın nasıl icat edildiğini resmen yaşattınız bana, gerçekten ince elenip sık dokunmuş bir yazı olmuş, emeğiniz için teşekkür ederim.
süper sağolun özenle seçmişiniz